<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>türk edebiyatı</title>
	<link>http://turk.edebiyati.com</link>
	<description>http://turk.edebiyati.com</description>
	<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 15:02:02 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Osmanlılar Dönemi</title>
		<link>http://turk.edebiyati.com/osmanlilar-donemi.html</link>
		<comments>http://turk.edebiyati.com/osmanlilar-donemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 15:02:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Osmanlılar Dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyati.com/osmanlilar-donemi.html</guid>
		<description><![CDATA[Selçuklu Devleti&#8216;nin son yıllarında, bu devletin yıkılmasından sonra ve Osmanlı Devleti&#8217;nin başlangıç döneminde Anadolu beyliklerinin merkezinde Arapça ve Farsça&#8217;dan geniş bir çeviri hareketi gerçekleşti. Bu merkezlerde ilk yapıtlarını veren yazarlardan daha sonra Osmanlı sarayınca korunan oldu. Garipname (1330) mesnevisinin sahibi olan ve Yunus Emre yolunda ilahileri bulunan Kırşehirli Aşık Paşa, İlhanlılar&#8217;ın Anadolu valisi Timurtaş&#8217;ın vezirlerindendi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Selçuklu Devleti</strong>&#8216;nin son yıllarında, bu devletin yıkılmasından sonra ve Osmanlı Devleti&#8217;nin başlangıç döneminde Anadolu beyliklerinin merkezinde Arapça ve Farsça&#8217;dan geniş bir çeviri hareketi gerçekleşti. Bu merkezlerde ilk yapıtlarını veren yazarlardan daha sonra Osmanlı sarayınca korunan oldu. Garipname (1330) mesnevisinin sahibi olan ve Yunus Emre yolunda ilahileri bulunan Kırşehirli Aşık Paşa, İlhanlılar&#8217;ın Anadolu valisi Timurtaş&#8217;ın vezirlerindendi. Süheyl-ü nevbahar (1350) mesnevisinin sahibi Hoca Mesut, Kelile ve Dimne çevirisini Aydınoğulları beyliğinde kaleme almıştı. Hüsrev ü Şirin (1367) mesnevisinin yazarı Fahri, Aydınoğulları beyliğinde yetişmişti. Hurşidname (1387) mesnevisinin sahibi Şeyhoğlu Mustafa,İskendername (1390), Cemşid ü Hurşid (1403) mesnevilerinin sahibi Ahmedi, Divan &#8216;ı ve Çengname (1402-1411) mesnevileriyle tanınan Ahmet Dai, Hüsrev ü Şirin (1421-1429) mesnevisinin sahibi Şeyhi, Germiyanoğulları beyliğinde yetişmişti. Bu dönemde özellikle İran şairlerinin kaside ve gazellerinde işlenen içki, aşk, tasavvuf, eğlence konuları, onların kullandıkları imgeler, başvurdukları benzetmeler Türkçe&#8217;ye aktarıldı. Gene bu örneklere dayanan aşk, serüven, tasavvuf konularıyla ilgili mesneviler yazılıyordu. Ancak uzun ünlüsü olmayan Türkçe&#8217;nin aruz veznine uydurulması güçlükler yaratıyordu. Böyle olduğu halde başlangıçta Türkçe sözcüklere, deyimlere hatta atasözlerine şiirde geniş yer veriliyordu. Halk diliyle kahramanlık işleyen yapıtlar, dinsel edebiyat ürünleri de vardı. Tokat kalesi dizdarı Arif Ali, I. Murat için Danişmentname &#8216;yi (1311, gününüze ulaşan yazması 1577) kaleme almıştı. Aynı nitelikli dinsel-destansı yapıtlardan Battalname ve Saltukname metinleri sonraki yüzyılın ürünleri arasındadır. Ahmedi&#8217;nin kardeşi Hamzavi&#8217;nin gene aynı nitelikli Hamzaviname&#8217;si din ve kahramanlık konularını birlikte işleyen, halk diliyle yazılmış yapıtlardandır. Sadrettin&#8217;in Destan-ı geyik, Destan-ı ejderha &#8217;sı, Tursun Fakih&#8217;in Kıssa-i mukaffa, Gazavat-i emir ül-müminin Ali &#8217;si, Beypazarlı Maazoğlu Hasan&#8217;ın Feth-i kale-i Selasil, Cenadil kalesi cengi gibi yapıtları halk kitapları arasındadır. <a href="http://turk.edebiyati.com/osmanlilar-donemi.html#more-9" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turk.edebiyati.com/osmanlilar-donemi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Selçuklular Dönemi</title>
		<link>http://turk.edebiyati.com/selcuklular-donemi.html</link>
		<comments>http://turk.edebiyati.com/selcuklular-donemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 14:55:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Selçuklular Dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyati.com/selcuklular-donemi.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye topraklarında gelişen edebiyatın ilk ürünleri Selçuklu dönemine aittir. Ancak bu dönemden günümüze ulaşabilenler XIII. yüzyıla aittir. Farsça mesnevisi ile tanınan Mevlana Celaleddin Rumi&#8217;nin (1207-1273) az sayıda Türkçe beyitleri vardır. Oğlu Sultan Velet&#8217;in (1266-1312) Farsça İbtidaname, Rebapname mesnevilerinde Türkçe beyitler yer alır, bunlar dışında Türkçe şiirleri de vardır. Eski Anadolu Türkçesi&#8217;nin en eski şairi olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="left">Türkiye topraklarında gelişen edebiyatın ilk ürünleri Selçuklu dönemine aittir. Ancak bu dönemden günümüze ulaşabilenler XIII. yüzyıla aittir. Farsça mesnevisi ile tanınan Mevlana Celaleddin Rumi&#8217;nin (1207-1273) az sayıda Türkçe beyitleri vardır. Oğlu Sultan Velet&#8217;in (1266-1312) Farsça İbtidaname, Rebapname mesnevilerinde Türkçe beyitler yer alır, bunlar dışında Türkçe şiirleri de vardır. Eski Anadolu Türkçesi&#8217;nin en eski şairi olarak bilinen Ahmet Fakih (ö.1221) kaside biçiminde yazılmış dinsel öğütleri içeren Çarhname adlı yapıtla hac yolcularının uğradığı kentleri, buradaki camileri konu edinen Kitabu evsafı mesacid üş-şerife mesnevisinin sahibidir. Yusuf ile Zeliha mesnevisinde bu Kur&#8217;an kıssasını dinsel, ahlaksal yönüyle işleyen Şeyyad Hamza&#8217;nın hece vezni ile yazmış olduğu şiirleri de vardır. Gazellerinde aşk, içki, eğlence temalarını işleyen Dehhani din dışı edebiyatın Anadolu&#8217;da gelişen divan edebiyatı&#8217;ndaki ilk temsilcisidir. Bu dönemde Battalname, Saltukname dinsel-destansı halk edebiyatı ürünleri oluşmuştur. Ancak bunların yazıya geçirilmiş çeşitlemeleri daha sonraki Osmanlı dönemine aittir. Dönemin en önemli şairi Yunus Emre&#8217;nin (1240/1241-1320/1321) halk diliyle söylenmiş ve çoğu hece vezniyle olan ilahileri tasavvuf konularını coşkun bir lirizmle işliyordu. Onun tarih boyunca alevi-bektaşi şiirini etkileyen yapıtı XX. yüzyılda yeniden dikkat çekti ve yansıttığı insan sevgisi bakımından yeni bir gözle değerlendirildi. <a href="http://turk.edebiyati.com/selcuklular-donemi.html#more-8" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turk.edebiyati.com/selcuklular-donemi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Edebiyatı</title>
		<link>http://turk.edebiyati.com/turk-edebiyati.html</link>
		<comments>http://turk.edebiyati.com/turk-edebiyati.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 14:44:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyati.com/turk-edebiyati.html</guid>
		<description><![CDATA[Türk edebiyatı veya Türk yazını Türk dilinde yazılmış sözlü ve yazılı metinlerin tümüdür. Türklerin İslamiyeti kabullerine kadar farklı Türk dil ve alfabeleri kullanılırken, İslamiyetin etkisiyle Farsça ve Arapça kullanılmaya başlanmış, Osmanlı döneminde Türkçe&#8217;nin Arap alfabesiyle yazıldığı Osmanlıca eserler verilmiştir. Özellikle saray çevresinde, Fars edebiyatının etkisiyle üretilen bir edebiyat anlayışı ağır basmıştır. Zaten okur-yazarlığın olmadığı ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk edebiyatı</strong> veya Türk yazını Türk dilinde yazılmış sözlü ve yazılı metinlerin tümüdür. Türklerin İslamiyeti kabullerine kadar farklı Türk dil ve alfabeleri kullanılırken, İslamiyetin etkisiyle Farsça ve Arapça kullanılmaya başlanmış, Osmanlı döneminde Türkçe&#8217;nin Arap alfabesiyle yazıldığı Osmanlıca eserler verilmiştir. Özellikle saray çevresinde, Fars edebiyatının etkisiyle üretilen bir edebiyat anlayışı ağır basmıştır. Zaten okur-yazarlığın olmadığı ya da oldukça az olduğu halk arasında, sarayın Divan Edebiyatı etkili olamamış, Anadolu&#8217;da sözlü gelenek uzun bir süre devam etmiştir.</p>
<p>Türk edebiyatının tarihi yaklaşık 1500 yıl öncesine dayanmaktadır. Bilinen en eski Türk yazıları 8. yüzyıldan kalma Orta Moğolistan&#8217;daki Orhun Irmağı vadisinde bulunan Orhun Yazıtları&#8217;dır.[1] Türklerin İslam&#8217;ı kabul ettikten sonraki edebiyat metinleri lügatlar, fıkıh eserleri, peygâmberler tarihi, şecere türü yapıtlardır. 15. yüzyılda Dede Korkut Kitabı ile başlayan destan türüne ek olarak, mektuplar, menakipler, tarihler, tezkireler nesir türünün biçimleridir. Türk halk edebiyatı, aşık ve tekke kollarıyla eski çağlardan beri süregelir. Halk edebiyatının bilmece, destan, masal, efsane, hikaye, atasözü, fıkra, menkıbe, deyim, oyun biçimleri vardır. Tekke edebiyatının nefes, ayin, ilahi, naat, mevlid, münacat kalıplarıyla gelen kolları günümüze ulaşmıştır. Halk edebiyatı yanında klasik edebiyat denilen Divan edebiyatı gelişmiştir. Batı&#8217;da roman türünün yaygınlaşmasıyla Türk edebiyatı da telif ve tercümelerle 1800&#8242;lerden başlayarak bu yöne eğilmiştir.</p>
<p>Türkiye&#8217;de Cumhuriyet döneminin ilk devrinde Milli Edebiyat hâkimdir. Halk diliyle yazan ve Genç Kalemler dergisinde toplanan yazarlar eserlerinde Türklüğü, vatanı, kurtuluş mücadelesini anlatmışlar; kendilerinden önceki bireye dönük Edebiyat-ı Cedidecileri eleştirmişlerdir. Bu devrin en önemli yazarlarına örnek olarak Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Halide Edip Adıvar verilebilir. Milli Edebiyat&#8217;ın milliyetçi görünümü sonraki devirde Anadoluculuk ve halkçılık olarak edebiyata yansımıştır. Bu dönemde Beş Hececiler ve Yedi Meşaleciler grupları kurulmuştur. Daha sonra İkinci Dünya Savaşı ve savaşın siyasal etkileriyle toplumculuk ve köycülük akımları güçlenmiştir. Âşık ve tekke edebiyatı, modernleşmenin etkisiyle gücünü kaybetmiştir. Divan edebiyatından ise Dil Devrimi, Türkçe&#8217;nin ön plana çıkarılması ve değişen edebiyat akımlarıyla, Osmanlı&#8217;ya ait bir tür olarak vazgeçilmiştir.</p>
<p>Modern Türk edebiyatı öykü, roman, eleştiri, deneme, şiir ve tiyatro eseleri gibi hemen her türde örnekler içermektedir. Genellikle modernist bir çizgide seyretmekte olsa da postmodernizmin etkileri de yoğun olarak görülmektedir. <a href="http://turk.edebiyati.com/turk-edebiyati.html#more-6" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turk.edebiyati.com/turk-edebiyati.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>http://www.edebiyati.com</title>
		<link>http://turk.edebiyati.com/httpwwwedebiyaticom.html</link>
		<comments>http://turk.edebiyati.com/httpwwwedebiyaticom.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 00:41:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Anonim/Yazanı Bilinmeyen Türler]]></category>

		<category><![CDATA[Araştırma, Derleme]]></category>

		<category><![CDATA[Batı Uygarlığı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[Divan Edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[Edebiyat-ı Cedide]]></category>

		<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[Halk Hikâyeciliği]]></category>

		<category><![CDATA[Milli Edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[Osmanlılar Dönemi]]></category>

		<category><![CDATA[Roman ve Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Selçuklular Dönemi]]></category>

		<category><![CDATA[Tanzimat Edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[Tekke Edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Dönemi Türk Edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[Âşık Edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyati.com/?p=1</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img src="http://www.edebiyati.com/wp-content/uploads/2008/03/undercons.jpg" alt="undercons.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turk.edebiyati.com/httpwwwedebiyaticom.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
